Fransa’da Türk Diasporasının 60. Yılı Buluşması gerçekleşti

Fransa’da Türk Diasporasının 60. Yılı Buluşması gerçekleşti . Fransa’da Türk Diasporasının 60. Yılı Goussainville’de Düzenlenen Geniş Katılımlı Etkinlikle Anıldı.Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ile Goussainville Türk Kültür ve Spor Derneği tarafından Paris’in Goussainville Banliyösünde düzenlenen “Kuşaktan Kuşağa Fransa Türk Diasporasının 60. Yılı” programı yoğun katılımla gerçekleştirildi. Etkinlikte Türkiye’nin Paris Büyükelçiliği, Başkonsolosluğu, yerel yöneticiler, sivil toplum temsilcileri ve Türk toplumunun farklı kuşakları bir araya geldi.Fransa ile Türkiye arasında 1965’te imzalanan iş gücü anlaşmasının ardından başlayan göç yolculuğunun 60. yılı, Paris banliyösü Goussainville’de düzenlenen kapsamlı bir törenle anıldı. YTB’nin ev sahipliğinde yapılan etkinlikte, altmış yıllık diaspora hikâyesi kuşaklar üzerinden ele alındı; göçün ilk günlerinden bugüne yaşanan değişim, sosyolojik dönüşüm ve Türk toplumunun Fransa’ya yaptığı katkılar vurgulandı.Program, Sunucu Ramazan Aktaş’ın sunumuyla, YTB tarafından hazırlanan ve Türk diasporasının 60 yıllık yolculuğunu özetleyen özel video gösterimiyle başladı. Başkonsolos Kerem Yılmaz: “Türk toplumu dostluk ve iş birliğinin güçlü bir aktörüdür” Türkiye’nin Paris Başkonsolosu Kerem Yılmaz, törende yaptığı konuşmada Türk toplumunun Fransa’daki gelişimine dikkat çekti:“1965 anlaşması sonrası Fransa’daki Türk nüfusu 1970’lerde on binlerle ifade ediliyordu; bugün yüz binlerin de ötesine geçti. Türk toplumu iki ülke arasındaki dostluğu ve iş birliğini güçlendiren önemli bir aktördür. Vatandaşlarımızın eğitim alanında güçlenmesi, sistemin her kademesinde yer alması ve Türkçeyle kültürel bağlarını koruması en büyük arzumuzdur.”
Yılmaz, gençlerin artık daha iyi eğitim imkânlarına sahip olduğunu vurgulayarak Türkçenin gelecek kuşaklar için vazgeçilmez bir bağ olduğunu ifade etti.
Goussainville Belediye Başkanı Abdelaziz Hamida: “Türk diasporası güçlü bir başarı hikâyesi yazdı” Ev sahibi kentin Belediye Başkanı Abdelaziz Hamida, Türk toplumunun Fransa’daki varlığının önemli bir değer olduğunu belirtti: “Son 60 yılda Türk diasporasının başardıkları beni gerçekten etkiliyor. Ben de Fas kökenliyim, ailemin hikâyesi çok benzer. Bugün belediye ekibimde Türk kökenli birçok mesai arkadaşım var. Bu toplum tamamen entegre olmuş, çalışkan ve katkı sağlayan bir topluluktur. Türkiye kökenli vatandaşlarımızın Fransız toplumuna verdiği değer tartışılmaz.” Hamida, YTB’nin hazırladığı tanıtım filmini “çok dokunaklı” bulduğunu belirterek Türk toplumu ile iş birliğinin süreceğini söyledi.
YTB Başkanı Abdülhadi Turus: “Birinci nesil büyük fedakârlıklarla bu kültürü ayakta tuttu”
YTB Başkanı Abdülhadi Turus, konuşmasında ilk neslin mücadelelerine özel vurgu yaptı:
“60 yıl boyunca Türk toplumu gittiği her yerde katma değer üretmenin, kültürünü yaşatmanın ve birlik olmanın çabası içinde oldu. Birinci nesillerimiz büyük zorluklara rağmen dernekler, camiler kurarak kültürümüzü ayakta tuttu. Onların mücadelesi olmasaydı dördüncü nesle ulaşan bu güçlü diaspora ortaya çıkmazdı.”Turus, Türkiye’nin diasporayla bağlarını güçlendirmek için YTB’nin 2010’dan bu yana aktif bir misyon yürüttüğünü ifade ederek şöyle konuştu: “Bizim hikâyemizde yanlış yok; bulunduğumuz ülkelere hiçbir zaman zarar vermedik. Tam tersine hoşgörü, çalışkanlık ve katkı sunduk.”
Büyükelçi Demirer: “Türk diasporası bugün Fransa’nın ayrılmaz bir parçasıdır”
Türkiye’nin Paris Büyükelçisi Yunus Demirer, göçün tarihsel arka planını anlatarak şunları söyledi: “1965–1974 yılları arasında Fransa’ya gelen vatandaşlarımız en ağır koşullarda çalışarak Fransız sanayisinin gelişmesine büyük katkı sağladılar. 1974’te 60 bin olan Türk toplumunun nüfusu bugün 800 bine yaklaşmış durumda. Türk diasporası artık sadece iş gücüyle tanımlanamaz; Fransa’nın sosyal, ekonomik ve kültürel yapısına değer katan güçlü bir topluluktur.” Demirer, Türk kökenli 370 seçilmiş temsilcinin Fransa’da görev yaptığını hatırlatarak bunun Türk toplumunun demokratik yaşama yaptığı katkının önemli bir göstergesi olduğunu belirtti.
Bakan Yardımcısı Çam: “Türkiye ile Avrupa dayanışması daha da artmalı” Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, iki ülke arasında köklü ilişkilerin bulunduğunu belirterek konuşmasında şu ifadeleri kullandı:“Bugünlere gelmemizi sağlayan devlet büyüklerimize, diplomatlarımıza ve tüm kurumlarımıza teşekkür ediyorum. Türkiye ve Fransa’nın tarihsel ilişkileri çok derin. Avrupa’nın Türkiye’nin değerini her geçen gün daha iyi anladığını düşünüyorum. Ön yargıların kırıldığı, yeni iş birliklerinin güçlendiği bir döneme giriyoruz. Diasporamız bu ilişkilerin önemli bir taşıyıcısıdır.”
Birinci neslin sesi Nazmi Baltacı: “Biz sabırla gurbeti vatan eyledik” Programın en duygu yüklü anı birinci nesil temsilcisi Nazmi Baltacının konuşması oldu. Baltacı, göçün ilk yıllarındaki hayatı şu sözlerle anlattı: “İşten dönünce çamaşırımızı yıkadık, yemeğimizi hazırladık. Her zorluğa sabırla dayandık. Namaz kılacak, sosyalleşecek mekânlarımız yoktu; hepsini biz oluşturduk. Fransa’ya alıştık ama vatanımızı hiç unutmadık. Bugün camilerimizin, derneklerimizin bu kadar geliştiğini görmek gurur veriyor.” Baltacı, devletin desteğini hissediyor olmalarının diaspora için önemli bir güç olduğunu ifade ederek, caminin tamamlanması için dayanışma çağrısı yaptı.
Dördüncü kuşak temsilcisi: “Dedelerimizin bıraktığı mirası taşıyoruz” Etkinlikte dördüncü kuşağı temsilen konuşan genç bir katılımcı da 60 yıllık göç sürecinin yeni nesiller üzerindeki etkisine değinerek: “Bugün burada dedelerimizin ve ninelerimizin bıraktığı mirası taşıyoruz. Onlar çalışmak için buralara geldiler, bizler de onların emanet ettiği değerleri yaşatmak için çaba gösteriyoruz.” ifadelerini kullandı.
Program müzik dinletisiyle sona erdi. Etkinliğin sonunda Sanatolia Kültür ve Sanat Vakfı Genel Sanat Yönetmeni Tamer Barış Ülger ve orkestrası “Kara Tren Gelmez mi Ola” türküsüyle salonda duygusal bir atmosfer yarattı. Sunumu gerçekleştiren Ramazan Aktaş, kapanış konuşmasında: “Tüm vatandaşlarımız şunu bilsin: Güçlü Türkiye her zaman yanınızdadır. Güçlü Türkiye demek güçlü Avrupalı Türk demektir.” dedi.Program, salonda çekilen büyük grup fotoğrafıyla 60. yıl hatırası olarak son buldu.