Dr. Serdar Dalkılıç: “Erken teşhis, meme kanserinde hayat kurtarır”. Paris’te düzenlenen “Meme Kanseri Farkındalık Ayı” etkinliğinde konuşan Jinekolog Dr. Serdar Dalkılıç, kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olan meme kanserinde erken teşhisin önemine dikkat çekti. Dalkılıç, Fransa’da her yıl 61 bin yeni vaka tespit edildiğini, erken tanının yaşam şansını büyük ölçüde artırdığını vurguladı.
Fransa’da her yıl Ekim ayında olduğu gibi bu yıl da “Meme Kanseri Farkındalık Ayı” kapsamında çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Paris bölgesindeki Centre Hospitalier Longjumeau Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ile Pediatri Kliniklerinin Başkanı, aynı zamanda hastane yöneticisi olan Jinekolog Dr. Serdar Dalkılıç, CHP Paris Birliği Kadın Kolları tarafından organize edilen farkındalık konferansında katılımcılara önemli bilgiler aktardı.
CHP Paris Birliği Kadın Kolları Başkanı Emel Koca Aslan, etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada erken teşhisin önemine vurgu yaparak, “Ekim ayı sadece bir hatırlatma değil, bir farkındalık ve yaşam çağrısıdır. Çünkü biliyoruz ki erken teşhis hayat kurtarıyor” dedi.
CHP Paris Birliği Genel Sekreteri Esin Aydın da konuşmasında Dr. Serdar Dalkılıç’ın meslek hayatına ilişkin bilgi vererek, “Fransa’da Türk hekimlerinin sesi olmayı başaran, sendikal çalışmalarıyla yabancı doktorların ülkede mesleklerini yapabilmelerinin önünü açan idealist bir doktordur” ifadelerini kullandı.
“Her sekiz kadından biri meme kanserine yakalanıyor”
Dr. Serdar Dalkılıç, konferansta yaptığı konuşmada, meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu belirtti: “Fransa’da sadece geçen yıl 61 bin yeni meme kanseri vakası tespit edildi. Her sekiz kadından biri meme kanserine yakalanıyor. Şu anda yaklaşık 1 milyon kadının tedavi gördüğü biliniyor. Türkiye’de ise yıllık vaka sayısı 25 bin civarında. Nüfus farkına rağmen bu fark, önleyici hekimlik sisteminin Fransa’da daha etkin işlemesinden kaynaklanıyor.”
Mamografi korkusu yersiz: “Radyasyon oranı çok düşük”
Dr. Dalkılıç, mamografinin erken teşhis için en etkili yöntem olduğunu vurguladı: “Fransa’da 50 ila 75 yaş arasındaki tüm kadınlara iki yılda bir ücretsiz mamografi çağrısı gönderiliyor. Bu işlemde kullanılan radyasyon meme kanserine yol açmaz. Ağrılı olabilir ama sadece 15 dakika sürer. Bu kısa sürede birçok kadının hayatı kurtuluyor. Mamografiler iki farklı radyolog tarafından ayrı ayrı değerlendirilir, böylece hata payı minimuma iner.”
“Erken teşhis hayat kurtarıyor”
Dalkılıç, meme kanserinde erken teşhisin tedavi sürecini tamamen değiştirdiğini ifade etti:“Meme kanseri çok küçükken, elle hissedilemeyecek kadar erken bir aşamada teşhis edilebiliyor. Bu durumda sadece tümör çıkarılıyor, hastalar tamamen iyileşebiliyor. Ancak geç kalındığında kanser kana karışıp kemik, karaciğer ve akciğer gibi organlara yayılabiliyor.”
Risk faktörleri: “Obezite, sigara, hareketsizlik ve stres”
Dr. Dalkılıç, meme kanseri riskini artıran faktörler arasında obezite, kötü beslenme, sigara, alkol ve hareketsiz yaşamın öne çıktığını söyledi. Ayrıca menopoz sonrası yağ dokularının östrojen üretmesinin de riski artırdığını belirtti: “Östrojen üretimi bir yandan kemik erimesini azaltır ama meme kanseri riskini yükseltir. Düzenli yürüyüş gibi ritmik egzersizler ise riski azaltır. Ayrıca stres, bağışıklık sistemini çökerten en önemli etkenlerden biridir. Stresle baş etmenin yollarını bulmak gerekir.”
Kadınlar kendilerini nasıl muayene etmeli?
Dalkılıç, kadınlara her ay kendi kendine meme muayenesi yapmalarını tavsiye etti: “En uygun zaman adet bitimidir. O dönemde memeler daha yumuşak olur. Meme başında çekilme, kızarma, portakal kabuğu görünümü veya sabit bir kitle fark edilirse vakit kaybetmeden doktora başvurulmalı.”
“Fransa’da aile doktoru bulmak zorlaştı”
Fransa’daki sağlık sistemindeki zorluklara da değinen Dalkılıç, birçok hastanın aile doktoru bulmakta zorlandığını belirtti: “Bazı bölgelerde jinekolog veya aile hekimi bulmak neredeyse imkânsız hale geldi. Ancak böyle bir durum fark edildiğinde, mutlaka bir doktordan mamografi için sevk istenmeli. Meme kanseri kan tahliliyle anlaşılmaz; teşhis için mamografi ve gerekirse biyopsi şarttır.”
Tedavi yöntemleri gelişiyor
Dr. Dalkılıç, meme kanserinin tedavi sürecinin kanserin türüne, yayılımına ve hastanın durumuna göre belirlendiğini anlattı: “Tedavide temel prensip, kanserli hücreleri tamamen ortadan kaldırmaktır. Cerrahi müdahale, radyoterapi, kemoterapi, hormonoterapi ve immünoterapi gibi yöntemler uygulanıyor. Artık birçok hastaya aynı ameliyatta protez takılarak psikolojik olarak da destek sağlanıyor.”
Dalkılıç, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Meme kanseriyle mücadelede en güçlü silah erken teşhistir. Bu nedenle her kadın, mamografi kontrollerini aksatmamalı. Pembe Ekim ayının mesajı çok net: ‘Gidin mamografi yaptırın.’”Fransa’da her yıl Ekim ayında olduğu gibi bu yıl da “Meme Kanseri Farkındalık Ayı” kapsamında çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Paris bölgesindeki Centre Hospitalier Longjumeau Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ile Pediatri Kliniklerinin Başkanı, aynı zamanda hastane yöneticisi olan Jinekolog Dr. Serdar Dalkılıç, CHP Paris Birliği Kadın Kolları tarafından organize edilen farkındalık konferansında katılımcılara önemli bilgiler aktardı.
CHP Paris Birliği Kadın Kolları Başkanı Emel Koca Aslan, etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada erken teşhisin önemine vurgu yaparak, “Ekim ayı sadece bir hatırlatma değil, bir farkındalık ve yaşam çağrısıdır. Çünkü biliyoruz ki erken teşhis hayat kurtarıyor” dedi.
CHP Paris Birliği Genel Sekreteri Esin Aydın da konuşmasında Dr. Serdar Dalkılıç’ın meslek hayatına ilişkin bilgi vererek, “Fransa’da Türk hekimlerinin sesi olmayı başaran, sendikal çalışmalarıyla yabancı doktorların ülkede mesleklerini yapabilmelerinin önünü açan idealist bir doktordur” ifadelerini kullandı.
“Her sekiz kadından biri meme kanserine yakalanıyor”
Dr. Serdar Dalkılıç, konferansta yaptığı konuşmada, meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu belirtti: “Fransa’da sadece geçen yıl 61 bin yeni meme kanseri vakası tespit edildi. Her sekiz kadından biri meme kanserine yakalanıyor. Şu anda yaklaşık 1 milyon kadının tedavi gördüğü biliniyor. Türkiye’de ise yıllık vaka sayısı 25 bin civarında. Nüfus farkına rağmen bu fark, önleyici hekimlik sisteminin Fransa’da daha etkin işlemesinden kaynaklanıyor.”
Mamografi korkusu yersiz: “Radyasyon oranı çok düşük”
Dr. Dalkılıç, mamografinin erken teşhis için en etkili yöntem olduğunu vurguladı: “Fransa’da 50 ila 75 yaş arasındaki tüm kadınlara iki yılda bir ücretsiz mamografi çağrısı gönderiliyor. Bu işlemde kullanılan radyasyon meme kanserine yol açmaz. Ağrılı olabilir ama sadece 15 dakika sürer. Bu kısa sürede birçok kadının hayatı kurtuluyor. Mamografiler iki farklı radyolog tarafından ayrı ayrı değerlendirilir, böylece hata payı minimuma iner.”
“Erken teşhis hayat kurtarıyor”
Dalkılıç, meme kanserinde erken teşhisin tedavi sürecini tamamen değiştirdiğini ifade etti: “Meme kanseri çok küçükken, elle hissedilemeyecek kadar erken bir aşamada teşhis edilebiliyor. Bu durumda sadece tümör çıkarılıyor, hastalar tamamen iyileşebiliyor. Ancak geç kalındığında kanser kana karışıp kemik, karaciğer ve akciğer gibi organlara yayılabiliyor.”
Risk faktörleri: “Obezite, sigara, hareketsizlik ve stres”
Dr. Dalkılıç, meme kanseri riskini artıran faktörler arasında obezite, kötü beslenme, sigara, alkol ve hareketsiz yaşamın öne çıktığını söyledi. Ayrıca menopoz sonrası yağ dokularının östrojen üretmesinin de riski artırdığını belirtti: “Östrojen üretimi bir yandan kemik erimesini azaltır ama meme kanseri riskini yükseltir. Düzenli yürüyüş gibi ritmik egzersizler ise riski azaltır. Ayrıca stres, bağışıklık sistemini çökerten en önemli etkenlerden biridir. Stresle baş etmenin yollarını bulmak gerekir.”
Kadınlar kendilerini nasıl muayene etmeli?
Dalkılıç, kadınlara her ay kendi kendine meme muayenesi yapmalarını tavsiye etti:
“En uygun zaman adet bitimidir. O dönemde memeler daha yumuşak olur. Meme başında çekilme, kızarma, portakal kabuğu görünümü veya sabit bir kitle fark edilirse vakit kaybetmeden doktora başvurulmalı.”
“Fransa’da aile doktoru bulmak zorlaştı”
Fransa’daki sağlık sistemindeki zorluklara da değinen Dalkılıç, birçok hastanın aile doktoru bulmakta zorlandığını belirtti: “Bazı bölgelerde jinekolog veya aile hekimi bulmak neredeyse imkânsız hale geldi. Ancak böyle bir durum fark edildiğinde, mutlaka bir doktordan mamografi için sevk istenmeli. Meme kanseri kan tahliliyle anlaşılmaz; teşhis için mamografi ve gerekirse biyopsi şarttır.”
Tedavi yöntemleri gelişiyor
Dr. Dalkılıç, meme kanserinin tedavi sürecinin kanserin türüne, yayılımına ve hastanın durumuna göre belirlendiğini anlattı: “Tedavide temel prensip, kanserli hücreleri tamamen ortadan kaldırmaktır. Cerrahi müdahale, radyoterapi, kemoterapi, hormonoterapi ve immünoterapi gibi yöntemler uygulanıyor. Artık birçok hastaya aynı ameliyatta protez takılarak psikolojik olarak da destek sağlanıyor.”
Dalkılıç, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Meme kanseriyle mücadelede en güçlü silah erken teşhistir. Bu nedenle her kadın, mamografi kontrollerini aksatmamalı. Pembe Ekim ayının mesajı çok net: ‘Gidin mamografi yaptırın.’” dedi.














