Metrolarda Şiir Durağı: RATP’den Yolculara Sanat Dolu Yolculuk. Paris’te metro istasyonları bu yaz şiirle nefes alıyor. Metro idaresi tarafından geleneksel şiir yarışmasında ödül alan eserler, yolculuk yapanlara ilham katmak için metro duraklarında sergileniyor. Paris’te şehir içi ulaşımı yöneten RATP, 2025 yılı için düzenlediği 11. geleneksel şiir yarışmasının sonuçlarını duyurdu. Bu yıl yarışmaya tam 13.520 şiir katıldı. Yetişkin, genç, çocuk ve yolcu favorisi olmak üzere dört ayrı kategoride verilen “Büyük Ödül”leri kazanan şiirler, yaz boyunca Paris’in metro istasyonlarında sergilenmeye başlandı. Jüri başkanlığını tiyatrocu ve yazar Alexis Michalik’in üstlendiği yarışmada, her yaştan şairin kaleminden çıkan dizeler, toplu taşımayı sıradanlıktan çıkarıp sanatsal bir yolculuğa dönüştürüyor. Michalik, yarışmanın ruhunu kısaca şu sözlerle anlattı: “Birkaç kelime, birkaç kafiye, birkaç dize, birkaç dilek… Bu kelimeler sizin olacak, yukarı bakıp hayallere dalanları uyutacak mini mini küçük bir şiir.”
Kazananlar Her Yaştan
— Yetişkin kategorisi Yolcuların Büyük Ödülü ödülü, Allier bölgesinden Delphine Burnod’a gitti. “Yüreğimde bir sancı hissettiğimde. Çeviririm. Yazarım.” dizeleriyle dikkat çeken Burnod’un şiiri, okuyucuları duygusal bir yolculuğa davet ediyor.
— Yetişkin kategorisindeki bir diğer ödüllü eser ise Créteil’den Lucia Garrido Martinez’in sürgün temasını işleyen şiiri oldu.
— Gençlik kategorisinde, Vincennes’den Rabia Rah, yaşlıların bilgeliğini konu alan şiiriyle ödüle layık görüldü.
— Çocuk kategorisinde ise Noisy-le-Sec’ten 10 yaşındaki Théa Thibault, “Göklerin alçağında. Gözlerim seni aradı. Beni de ıslatmak için.” dizeleriyle dikkat çekti.
Yarışmanın dikkat çeken yönlerinden biri de halkın katılımıyla belirlenen “Yolcuların Ödülü” kategorisi oldu. Bu sayede yolcular da şiire kendi seslerini katmış oluyorlar.
Şiirle Gelen Kaçış
Metro idaresinin amacı sadece bir yarışma düzenlemek değil; aynı zamanda yolculuğun rutini içinde hayal kurmaya, duygulara dokunmaya alan açmak. Michalik’in deyimiyle:
“Yarı uykulu bir şekilde otururken, tek duyduğun metronun ritmi ve gürültüsü. Burnunuz ekranda… Daha yükseğe bakmayı düşünmezsiniz bile. Ama o yukarıda sizi bekleyen kelimeler var.”
Paris metrosunun duvarlarında yankılanan bu dizeler, hem yerliler hem turistler için alışılmışın dışında bir seyahat deneyimi sunuyor. Şiirin günlük hayatın içinde yer bulduğu bu proje, sanatın erişilebilirliğini gözler önüne seriyor.











