FRANSA’DA HİPNOZCU KADINI KİM ÖLDÜRMEK İSTEDİ ?

Fransız basınında yer alan haberlere göre ; Fransız istihbaratçılarının cinayet teşebbüsü: hipnozcu kadını kim öldürmek istedi? Üç casus, bir sahte belge uzmanı, bir yakın güvenlik uzmanı ve bir hipnozcu… Bu kişilerin, Dış İstihbarat Teşkilatı’na mensup iki ajanın gizemli suikast projesinin hedefleri olduğu söyleniyor…

Soruşturma devam ediyor ancak asıl merak konusu, bu suikastlerin azmettiricisinin kim olduğu… Olay, 23-24 Temmuz gecesi ortaya çıkmıştı. İki genç adam o gece başkentin sokaklarında sahte bir plakayla çalıntı bir arabada dolaşıyordu. Kısa süre önce çaldıkları araçla Creteil banliyösünde bir evin önüne park etmiş, genç bir kadının geliş-gidişlerini izliyorlardı.

Davranışları dikkat çekmiş olacak ki, izlenen kadının bir komşusunun sabah erkenden polisi arayıp çevrede dolanan insanlar olduğunu bildirmesi üzerine, Sabah olay yerine gelen ve iki şüphelinin kimliğini soran polis şaşkınlığa uğruyorlar. Üzerlerinde eldiven, bıçak, araçta ise kırmızı bir çanta içinde silah buluyorlar. Gözaltına alınan şüpheliler kendilerini Dış İstihbarat Teşkilatı’nın en hassas dairesi olarak bilinen, yurtdışında esrarengiz operasyon düzenleyip cinayetler gerçekleştirdiği iddia edilen “Eylem Dairesinin” iki ajanı olarak tanıtıyor.İki oda arkadaşının özellikle askeri alanların gözetimi ve korumasından sorumlu olduğu sanılıyor. Terörle mücadele şubesine götürülen iki onbaşı şok edici bir açıklama yapıyor ve aslında teşkilat için resmî görevde olduklarını açıklıyorlar. Pierre B. Paris’in banliyösü Creteil’de yaşayan 54 yaşındaki bir kadını vurma talimatı aldıklarını iddia ediyor. Psikoterapist, hipnoz uzmanı ve aynı zamanda şirketlerde koçluk yapan kadının o sabah öldürülmesi gerektiği belirtiliyor.

Yakalananlardan, Karl E. ise elinde bilgi olmadığını, ilk görevi olduğunu anlatıyor. Telefonlarında yapılan incelemeler öncesindeki haftalarda kadının evinin çevresinde araştırma ve tespit çalışması yaptıkları ortaya çıkıyor. Zanlılar polis ekiplerine üstleri tarafından gözaltından kurtarılacağını söylüyorlar. Bir yanlış anlaşılma olduğu anlatılıyor. Ancak Saran şehrindeki özel Paraşütçü İhtisas Kampına götürüldüklerinde rütbeli hiç kimse yakalınıp gözaltına alınanların imdada yetişmiyor…

İki ajan işleyecekleri suçu örtmek için yalan mu söylediler? Başta öyle sanılıyordu. Ancak soruşturmada iki ajan ile cinayetin hedefi olan kadın arasında hiçbir bağlantı kurulamıyor. Yoksa para karşılığında tetikçi olarak mı kullanılacaklardı? Sorusu akla geliyor. Soruşturma dosyasında 30 bin Eurodan söz ediliyor. Ancak çelişen bilgiler mevcut. Gözaltı sırasında zanlılardan biri akıl almaz bir iddiada bulunuyor ve istihbarat teşkilatının Fransa topraklarında cinayet işleyemeyeceğini, bu nedenle bu tür işler için özel güvenlik şirketlerine başvurduğu iddiasında bulunuyor.