Amboise Türk Kültür Başkanı İsmail Özdemir ve Derneği’ni Tanıyalım

Screenshot

Amboise Türk Kültür Başkanı İsmail Özdemir ve Derneği’ni Tanıyalım. Amboise Türk Kültür Derneği Başkanı İsmail Özdemir, 1988 yılında kurulmuş bulunan derneğin başkanlık görevini 2009 yılında devraldı. Özdemir, o günden bu yana dernek başkanlığı görevini sürdürüyor. Amboise Türk Kültür Derneği Başkanı İsmail Özdemir’le birlikteyiz. Kendileri bize kısaca derneğin faaliyetlerini ve Fransa’daki Türk toplumunun durumunu anlatacaklar.

– Başkan, kaç yıldır Fransa’dasınız? Kendinizi biraz tanıtır mısınız?

. İsmail Özdemir, Amboise Türk Kültür Derneği Başkanıyım. Fransa’da 1997 yılından beri aynı kentte ikamet ediyorum. Amboise şehrine geldim ve burada yaşamaya başladım. Hâlen aynı şehirde yaşamayı sürdürüyorum. Derneğimizin resmi kuruluş tarihi 1988 yılıdır. Daha sonra ibadethanemiz olan Mimar Sinan Camii ve Kültür Merkezi’ni 2007 yılında açarak ibadetlerimizi burada yapmaya başladık. Ben de 2007 ile 2009 yılları arasında iki yıl müezzinlik yaptım. 2009 yılından bu yana da dernek başkanlığı görevini yürütüyorum.

Kendi sosyal ve kültürel yaşantımızı devam ettirmek ve sürdürmek amacıyla yeni bir cami inşaatına ihtiyaç duyduk. Şu anda açılışını 11 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirdiğimiz cami inşaatına 2012 yılında başladık. İnşaat süreci 11 yıl sürdü. Ayrıca belediyenin talebi üzerine bazı değişiklikleri yerine getirmek için de 3 yıl zaman kaybettik. Ancak sonunda tüm eksiklerimizi tamamlayarak ibadethanemiz olan Mimar Sinan Camii ve Kültür Merkezi’nin resmi açılışını devlet yetkilileri ve valilik temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirmiş olduk.

– Başkan, sizin bulunduğunuz şehirde ne kadar Türk toplumu yaşıyor?

  • İsmail Özdemir: Yaklaşık 500 kişilik bir Türk toplumu var. Şehirde 153 Türk hanesi bulunuyor. Bunların arasında 67 vatandaşımız derneğimize üye olmuş durumda.

– Genelde Türk vatandaşlarımız sizin orada hangi işlerde çalışıyor?

  • Ağırlıklı olarak endüstriyel sektörde ve çeşitli iş kollarında çalışıyorlar. Bunun yanı sıra Fransız resmi dairelerinde görev yapan arkadaşlarımız ve kardeşlerimiz de var.

– Gençlerin ve çocukların eğitim durumu nedir? Yüksek tahsil yapan var mı aralarında?

  • Evet, doktor, hemşire, mimar ve mühendis olan gençlerimiz var. Ayrıca fabrikaların çeşitli sektörlerinde müdür, tekniker ve teknisyen olarak görev yapan arkadaşlarımız da bulunuyor. Bunların arasında burada doğup büyüyen, eğitimini burada tamamlayarak belirli bir konuma gelmiş olan vatandaşlarımız var.

– Sizin oradaki Fransızların Türklere karşı tutumu nasıl?

  • Bizim Fransız toplumuyla genel olarak herhangi bir sorunumuz yok. Yalnız cami inşaat sürecimiz uzun sürdü. Bunu da normal karşılıyoruz. “Eksikleriniz var, tamamlayın” denildi, biz de eksik olanları tamamlayınca sorun çözülmüş oldu. Bunun dışında aşağılayıcı bir durumla ya da olumsuz olaylarla karşılaşmadık. Ufak tefek tepkiler olsa bile büyük bir sorunumuz yok. Buradaki Fransız toplumuyla da, belediyeyle de, halkla da ilişkilerimiz çok iyi. Nisan 2026 tarihinde açılışını gerçekleştirdiğimiz Mimar Sinan Camii ve Kültür Merkezi’nin açılışına gelen Fransız ziyaretçilerin katılımı da oldukça yoğundu.

– Başkan, Türklerin Fransa’daki geleceğini nasıl görüyorsunuz?

  • Geleceğimizin sağlam temeller üzerine oturması için gençlerimize söz hakkı vermemiz gerekiyor. Onların görüş ve fikirlerini almamız gerekiyor. Burada kendi benliğimizi kaybetmemek için özellikle kültürümüze ve dilimize, yani Türkçemize sahip çıkmamız gerekiyor. Bunlar yapıldığı sürece geleceğimiz konusunda herhangi bir korkumuz ya da şüphemiz yok.

– Bugüne kadar gerçekleştirdiğiniz önemli projeler var. Derneğe ve camiye mülk alıp açmışsınız. Bundan sonraki projeleriniz nelerdir? Geleceğe yönelik hedefleriniz neler?

  • Evet, cami ve kültürel etkinliklerimizi gerçekleştireceğimiz binamızın bugünkü aşamaya gelmesinde tüm süreci bizzat kendim takip ettim. Hem pratik hem de uygulama açısından büyük emek verdik. Bu projelerin en büyük amacı, kendi neslimizi burada kaybetmemektir. Gençlerimizi eğitim, sanayi ve sosyal alanlarda daha iyi seviyelere getirmek istiyoruz. Öncelikle üniversite öğrencilerimize, ardından lise ve kolej öğrencilerimize söz hakkı vermemiz gerekiyor. Onların görüşlerini almalı ve gerçekleştirdiğimiz tüm sosyal faaliyetlerde ve eğitim çalışmalarında onlara yer vermeliyiz. Onların da gelecek için tabiri caizse “ellerini taşın altına koymalarına” vesile olmak ve geleceğin sorumluluğunu üstlenecek bireyler olarak yetişmelerini sağlamak istiyoruz. Biz de bu doğrultuda gençlerimizi geleceğe hazırlamaya çalışıyoruz.

– Fransa siyasetinde yer alan üyeleriniz var mı?

  • Evet, var. Buradaki vatandaşlarımız arasından belediye seçimlerine farklı partilerden katılan 4 aday oldu. Bunların 2’si bizim bulunduğumuz bölgeden, diğerleri ise farklı partilerin listelerindeydi. Ayrıca iki bayan arkadaşımız da yakınımızdaki küçük bir kasabanın belediye seçim listelerinde yer aldı. Amboise’dan katılan adaylarımızdan biri belediye başkanının listesine girerek encümen üyesi seçildi. Diğer bayan arkadaşlarımız da yakın kasabada seçildiler. Orada da iki encümen üyemiz bulunuyor.

– Başkan, vatandaşlarımız arasında kendi iş yerini kuranlar var mı?

  • Elbette kendi iş yerlerini kuran arkadaşlarımız var. Burada çok büyük bir işveren olan bir ağabeyimiz bulunuyor. Kendisine başarılar diliyorum. Amboise’da yaşayan Türk toplumu olarak onunla gurur duyuyoruz. Benim buraya ilk geldiğim dönemde ağırlıklı sektör orman işçiliğiydi. Ancak o sektör zamanla kapandı. Kendisi daha sonra ticaret alanına yöneldi ve başarılı oldu. Bunun dışında 3-4 arkadaşımız da inşaat sektöründe faaliyet gösteriyor. Özellikle iki tanesi çok büyük ihaleler alarak önemli işler yapıyor. Aynı zamanda birçok kişiye iş imkânı sağlayarak kazanç elde etmelerine vesile oluyorlar. Allah kendilerine bol kazançlar nasip etsin.

– Başkan, sizce toplumumuzun eksik tarafları nelerdir? Bizi başarıya götürecek olan unsurlar neler?

  • Benim biraz farklı bir yönüm var; bir şeyi çok incelerim, araştırırım. Bizim bazı eksiklerimiz var ve bu eksikler tespit edilip tamamlanırsa daha ileriye gidebiliriz. Birincisi, okuma alışkanlığımız çok zayıf. Araştırma konusunda da yeterli seviyede olduğumuzu düşünmüyorum. Tabii bu eksiklikler bizi biraz geride bırakıyor. Bunların gelişmesi için özellikle diğer ülkelerin lobileri olduğu gibi bizim de lobi alanında ilerlememiz gerekiyor. Fransa’da oldukça güçlü ve kalabalık bir Türk toplumu var. Ancak lobi faaliyetleri konusunda biraz geride kaldığımızı düşünüyorum. Bu konuda daha fazla ilerleme sağlamamız gerekiyor.

– Peki, toplumun Türkiye ile bağları nasıl?

  • Buradaki toplumun Türkiye ile çok güzel bağları var. İmkânı olan vatandaşlarımız gerektiğinde 6 ayda bir, 3 ayda bir hatta daha sık Türkiye’ye gidip gelebiliyor. Her yıl düzenli olarak gidenler de var. Bunu özellikle şu nedenle söylüyorum; uçak biletlerinin çok pahalı olmasına rağmen buradaki toplum Türkiye ile bağlarını koparmıyor. Vatandaşlarımızın ülkemizle güçlü bir bağı bulunuyor. Biz konsolosluk olarak Nantes’a bağlıyız. Din hizmetleri ve eğitim ataşeliği konusunda ise Bordeaux Konsolosluğu’na bağlıyız. Ayrıca Fransız belediyesiyle de güzel ilişkilerimiz var. Gerçekleştirdiğimiz tüm sosyal faaliyetlere onları da davet ediyoruz ve onlar da davetimize icabet ediyorlar. Cami ve Kültür Merkezi’mizin açılışında belediye başkanı ve encümen üyeleri başta olmak üzere yaklaşık 20 belediye personeli hazır bulundu.

– Başkan, bir derneği yönetmek kolay değil. Elektrik, su, gaz gibi birçok gider var. Bu süreçte Türkiye’den ya da Fransız devletinden maddi yardım görüyor musunuz?

  • Hayır. Açık ve net söyleyeyim; Fransız hükümetinden herhangi bir maddi yardım görmedik. Biz inşaata 2012 yılında başladık. Bu süreçte çok fazla destek almadık. Ayrıca dernek olarak inşaat sektörü konusunda da çok fazla bilgimiz yoktu. Belediye başkanına giderek bilgi ve yönlendirme talebinde bulunduk. Kendisi bize bazı teknik konularda yardımcı oldu. Örneğin, inşaat başlamadan önce yapılması gereken işlemler hakkında bilgi verdi. Maddi anlamda bir destek olmadı ancak projenin onaylanması sürecinde bize zorluk çıkarmadılar. Sunduğumuz projelerin, kentin kurallarına uygun şekilde düzenlenmesi istendi. Biz de gerekli değişiklikleri yaparak tekrar sunduk ve projelerimiz onaylandı. Bu konuda ciddi bir sorun yaşamadık. Resmi açılış sırasında da belediye başkanı, komisyon başkanı, valilik yetkilileri ve itfaiye ekipleri açılışımıza katılarak destek verdiler.
  • Resmi makamlardaki yetkililer, “Biz Türkleri iyi tanıyoruz. Gerekli incelemeleri yaptık, projeyi yerinde ziyaret ettik. Güvenlik açısından herhangi bir sakınca yok.” diyerek açılışın yapılabileceğine karar verdiler. Açılıştan yaklaşık üç hafta sonra tekrar gelip gerekli kontrolleri gerçekleştirdiler. Biz de eksiklerimizin olduğunu söyledik. Onlar da bize bu süreçte eksikleri tamamlayabileceğimizi ifade ettiler. Arkadaşlarımızın özverili çalışmaları sayesinde, geç saatlere kadar çalışarak gerekli eksikleri tamamladık. Özellikle belediye başkanının desteği bizim için çok önemliydi. Çünkü açılışın gerçekleşebilmesi için öncelikle belediye başkanının onay vermesi gerekiyordu. Bu davranışı bizim için büyük bir jest oldu.

– Başkan, ben gereken soruları sordum. Sizin eklemek istediğiniz başka bir şey varsa buyurun, sizi dinliyorum.

  • Türk toplumu adına şunu söylemek istiyorum; bölgemizde çok sayıda Türk derneği bulunuyor. Ben özellikle dernek başkanlarına açılış davetiyesi gönderdim ve sosyal medya üzerinden paylaşımlar yaptık. Ancak 3-4 dernek dışında, yakınımızdaki birçok dernek ne davetimize katıldı ne de davetiyelerimizi sosyal medyada paylaştı. Kendileri de teşrif etmediler. Buna Türk toplumu adına çok üzüldüm. Elhamdülillah Türküz, Müslümanız. Burada birlik ve beraberlik içinde olmamız gerekiyor. Bu kültürel dernekler ve cami binaları şahsi olarak benim değil; buradaki toplumun, Türk milletinin eseridir. Bu konuda biraz kırgınlığımı ifade etmek istiyorum.

– Teşekkür ederim Başkan İsmail Özdemir.

  • Ben teşekkür ederim. Bana zaman ayırdığınız için sağ olun.